ATATÜRK İLKELERİ
A. TEMEL İLKELER
1. CUMHURİYETÇİLİK:
Halkın kendi kendini doğrudan yönetmesidir. I. TBMM'nin kurulmasıyla fiilen hayata geçirilmiştir. Türk İnkılabının temel ilkesidir.
2. MİLLİYETÇİLİK:
1789 Fransız Devrimiyle başlayan eşitlik ve bağımsızlık ilkelerine dayalı olarak gelişen ve yaygınlaşan fikirdir. Bu fikir Avrupa'da ulusal devletlerin kurulmasını sağlayan en önemli düşünce akımıdır. Atatürkçülükteki milliyetçilik ırkçı, yayılmacı, sınıf ayırımcılığı ve ümmetçilik gibi politikalar karşıdır. Atatürk milliyetçiliği demokrasiyi, bağımsızlığı ve laikliği savunur.
3.HALKÇILIK:
Yasalar karşısında herkesin eşit olmasını ve toplumsal gruplar arasında ekonomik ve siyasal yaşamda hakça paylaşımı savunan ilkedir. Bu ilke Cumhuriyetçilik ve Milliyetçilik ilkelerinin zorunlu bir sonucudur.
4. LAİKLİK:
Devlet işlerinin dini görüşlerden ayrılması ve bağımsız olmasıdır. Bunun yanısıra yurttaşların din ve ibadet özgürlüğünün korunmasıdır.
5.DEVLETÇİLİK:
Devletin ekonomik hayata öncülük ederek temel yatırımları gerçekleştirmesi ve özel sektöre yardımcı olmasıdır. Bu ilke doğrultusunda yapılan çalışmalarla hızlı biçimde kalkınma sağlanmıştır.
6.İNKILAPÇILIK (DEVRİMCİLİK):
Ülkedeki yetersiz kurumların yerine kısa sürede yenisinin yapılmasıdır. Bu ilkeyle çağdaş ve modern bir devlet ve toplum yaratılmak hedeflenmiştir.
BÜTÜNLEYİCİ İLKELER
1. Ulusal Egemenlik: Ülke önetiminin ulusa ait olmasıdır. Demokrasinin kurulmasıdır. Bu ilke cumhuriyetçilik ilkesini bütünler.
2. Ulusal Birlik ve Beraberlik, Ülke Bütünlüğü: Ülkede yaşayanların her zaman birlikte olmalarını savunan anlayıştır. Milliyetçiliği bütünleyen bir ilkedir. Aynı zamanda halkçılık da ilgilidir.
3. Özgürlük ve Bağımsızlık: Ulusal Kurtuluş Savaşı yıllarında doğan bir ilkedir. Millietçilik ilkesiyle doğrudan ilgilidir.
4. Yurtta Barış - Cihanda Barış: Ulusal birlik ve beraberlik içerisine ve devletlerle barış içinde kalınmasıdır. Bu ilke Milliyetçilik ve Halkçılıkla da ilgilidir.
5. Akılcılık ve Bilimsellik: Devlet ve toplum yaşamında dogmaların yerine akıl ve bilimin yol göstermesini savunan bir anlayıştır. Laiklikle ilgili bir ilkedir.
6. Çağdaşlık ve Batılılaşma: Batıdaki bilimsel gelişmelerin ve çağdaş kurumların örnek alınması ve bu doğrultuda çalışılmasıdır. Batıdaki gelişmeleri yapımıza uygun biçimde benimsenmesidir.
7. İnsan ve İnsanlık Sevgisi: Bütün milletlerin bir arada, birbirlerinin haklarına saygılı olarak birbirlerine değer vermesidir. Ayrıca üstün ırk anlayışına karşı çıkılmasıdır. Bu ilke başta milliyetçilik ve halkçılık ilkeleriyle yakından ilgilidir.
II. DÜNYA SAVAŞI (1939�1945)
I. Dünya Savaşında yenik çıkan Almanya'nın Versay antlaşmasının koşullarının ağır bulması Fransa'yı ve İngiltere'yi rahatsız etmişti. Bunun yanısıra İtalya'nın ve Japonya'nın I. Dünya Savaşında beklediği kazançları elde edememeleleri nedeniyle yayılmacı politikaları amaçlamaları ilişkileri gerginleştirmişti.
SAVAŞIN BAŞLICA NEDENLERİ
1.Almanya'da iktidara gelen Nazi Partisi başkanı Adolf Hitlerin Versay antlaşmasına tepki göstererek ırkçı ve yayılmacı politikaya yönelmesi
2. İtalya'da iktidara gelen Faşist Partinin başkanı Musolininin Almanya'nın politikasını benimseyerek Akdeniz dünyasını ele geçirmeyi amaçlaması
3.Japonya'nın Çin'e saldırarak Uzakdoğu'da sömürgeler kazanmayı hedeflemesi
4. Almanya, İtalya ve Japonya'dan oluşan "Mihver devletler" denilen gruba diğer devletlerin tepki göstermesi
Hitler'in 1 Eylül 1939'da Polanya'yı işgaliyle savaş başlamıştır. Polonya'nın toprak bütünlüğünü garanti eden İngiltere ve Fransa Almanya'ya savaş açtılar. Bu sırada Almanya ve Sovyetler Birliği arasında anlaşma yapıldı. Yapılan anlaşma doğrultusunda Ruslar Polonya'nın bir bölümünü ve Baltık ülkelerinden Estonya ve Letonya'yı işgal etti. Almanlarda diğer baltık ülkelerini aldılar.
Almanya, Rusya ile anlaşma yapmasına rağmen Rusya'ya saldırdı. Bu dönemde İtalya Kuzay Afrika'da başarısızlığa uğramıştı. Diğer taraftan Japonya ABD'nin Havai'deki Pearl Harbour üssünü bombalayarak Büyük Okyanusta en büyük güç olmayı amaçladı.
Almanya ağır kış şartları ve Rus direnişi karşısında Doğu Avrupa'da yenilgiye uğradı. ABD ise Japonya'nın Hiroşima ve Nagazaki kentlerine atom bombası attı. Almanya'ya karşı savaşan devletler Avrupada "Normandiya çıkartması"nı yaparak topyekün saldırıya geçtiler. Bu sırada Ruslar'da karşı saldırıya geçerek Macaristan'ı, Romanya'yı, Bulgaristan'ı, ve Yugoslavya'yı işgal etti. Bu saldırılarla Almanya bağlaşıkların eline geçti. Hitler intihar etti. İtalya dikkatörü Musolini ise İsviçre'ye kaçtı. Sosyalistler tarafından yakalanan Musolini idam edildi. Almanya, İtalya ve Japonya'dan oluşan "Mihver devletler" saldırılar karşısında yenildiler.
SAVAŞIN SONUÇLARI
1. Doğu Avrupa ve Balkan yarımadası Sovyet baskısına girdi. Bu yerlerdeki ülkelerde, Sovyetler Birliği güdümünde rejim değişiklikleri oldu.
2. ABD ve İngiltere Sovyetler Birilğinin politik, ideolojik, ekonomik ve askeri etkinilğine karşı çıktılar.
3. Sovyetler Birliğinin yayılmacı politikasına karşı denge sağlamak için Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) kuruldu (1949). Bu gelişmeler sonucu Sovyet güdümündeki bloka "doğu bloku" veya "demir perde" adı verildi. Sovyetler Birliği ise Nato'ya karşı "Varşova Paktı"nı kurdu (1955).
4. Milletler Cemiyetinin yerine Birleşmiş Milletler Teşkilatı kuruldu (1945).
II. DÜNYA SAVAŞI SIRASINDA TÜRKİYE'NİN
TUTUMU
Savaş yıllarında Almanya Türkiye üzerinde yoğun bir baskı kurarak, kendi yanında savaşa girmeye zorladı. Türkiye buna karşı çıktı. Almanya ve Türkiye arasında saldırmazlık anlaşması yapıldı (1941). İngiltere ve Fransa anlaşmayı tepkiyle karşıladılar. Alman saldırısına uğrayan Rusya Türkiye'yi baskı altına alarak kendi yanında savaşa girmeye çağırdı. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü Almanya ile yapılan saldırmazlık anlaşmasını gerekçe göstererek savaşa giremeyeceğini bildirdi. Ayrıca ordunun birçok eksikliklerinin olduğunu belirtti. Buna rağmen İngiltere, Fransa ve Rusya Türkiyenin savaşa girmesini istediler. Bunun üzerine İsmet İnönü ile İngiltere başbakanı Çorçil Adana'da görüşme yaptılar. İnönü askeri yardım yapılırsa savaşa girebileceğini açıkladı. Ancak yardım yapılmadığı için Türkiye savaşa girmedi. İngiltere başbakanı Çörçil ve ABD başkanı Roosvelt Kahire'de yaptıkları toplantıya İnönü'yü davet ettiler (1944). İnönü savaşın Almanya'nın aleyhine geliştiğini görerek Almanya'ya ve Japonya'ya karşı savaşa girmeyi kabul etti. Türkiye Şubat 1945 yılında Almanya ve Japonya'ya savaş açtı. Almanya Mayıs 1945'de teslim oldu. Böylece Türkiye Almanya'ya karşı sıcak bir savaşa girmedi.
Not: İsmet İnönü I. Dünya Savaşı ile Kurtuluş Savaşının ülkede yarattığı sorunların çözümüne önem vererek, Türkiye'yi bir savaş tehlikesine düşürmemeye çalışmıştır. Bu nedenle savaşan devletlerin baskılarını zaman kazanarak etkisiz hale getirmiştir.



